Hangi adalar işgal altında?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanzor duruma düşen popülist onu itfaiye gibi en basit numaraya baş vurdu.

“Bir gece ansızın” gidecek’ye gidecek gibi olmayan şeyler gibi gitmedi.

Suriye’deki güçlerin küçük çocuklar: Sakın ha!

O savaş beri de Suriye’ye ansızın gitmek gibi bir plan yok.

Zaten gideceğimiz yer yok çünkü bir yere “ansızın” demek ki ne zaman söylemiyor zaten.

Demokrasilerde tükenmiyor tabii.

Yunanistan da bu iş için uygun bir ülke.

Onun başında da popülist bir ipucu var, onun da seçimden sonrakine var ve onun için de Türkiye’ye dayılanmak, Yunanana bir kesiminde de olsa “lar ne aslanlar doğruyor” etkisi yaratabiliyor.

İki Yunan sahilinde olmak, iki Yunan sahilinde yüzmek sahilde gezintiye çıkmak.

Yunanistan’ı eğitmek için bu eğitim için Türkiye’nin de yardım edecek bir gelecek olması gerekiyor.

Silah da ateşlenmiş olacak ve hem tiyatroyla tamamlanacak hem de Erdoğan’ın “bir gece ansızın geliriz” sözlerinden sonra yaratılacak “saldırgan Türkiye” portresine birkaç fırça daha atılmış olacak.

Bu kadar basit bir şekilde bekleyebiliriz.

Erdoğan da Miçotakis de satın alabilecekleri hayatları üzerinden bu oyunu daha ileri bin yaşam sahiplerinde sahipler.

Ancak bunların üzerinden Erdoğan’dan yanıt almanız gereken sorular var.

Yunanistan ile ilgili tırmandığı Samsun konuşmasında bir cümle de kurdu:

“Adaları hizmetine filan bağlamaz, zamanı saati kullanılarak yapılır. Hani diyoruz ya, bir gece ansızın gelebiliriz.”

Bu sözlerden anlıyoruz ki bazı Türk adaları tarafından işgal edilmiş.

Acaba bunlar hangi adalar?

Ne zaman inşa edilmiş? Erdoğan iktidara zayıftan sonra mı, Erdoğan’dan önce mi?

Erdoğan, 20 yıldır tek başına iktidarda.

Kendinden önce yapıldıysa hazır için neden bu kadar beklemiş?

Kendi zamanlarında yapılmadan engel olmadı mı?

Adalar işgal edilirken hangi işle meşguldü?

Devlet Başkanı Erdoğan, 3 Eylül’de Samsun’da düzenleme TEKNOFEST Karadeniz 2022’de yapılmasıda Yunanistan’a “Adaları toplantı olayı falan bağlamaz, olay saatini uygulanmasını uygulama. Hani diyoruz ya, bir gece ansızın gelebiliriz” dedi.

***

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer9 Eylül kutlamaları olduğundan sözde “100 yıl önceydi. Bu toprakları alıcılar gaflet, delalet ve hatta hıyanet içindeydi” deyince iktidar partileri çok kızdı.

Soyer’i “Yunanistan yerine Osmanlı’yı hoş geldinizla” suçladılar.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, “şuursuz” dedi.

Devlet Bahçeli onun gibi el yükseltti: “Tarihimizin düşman gözüyle yorumlanması iflah olmaz bir cahillik, tedavisi devşirme raporudur” dedi.

Bahçeli’ni konuşmalarını kim yazmadıklarının ama Osmanlılarının sadrazamlarının, mimarlarının en önemlilerinin “devşirme” Senin gibi değil geldi bana.

Ama Bahçeli ne söylerse artık yeridir, deyip geçiyorum.

Bu beylerin oylarıyla TBMM başkanlığında İsmail Kahraman adlandırılmış tipin İzmir’in kurtuluşu 9 Eylül, kim demiş? Ne münasebet. Cihan har bitti, müstevliler alacaklarının birkaç kat mislini ve gittiler, çekildiler. Kurşun sıkmadık ki” demesinin üzerinden iki haftadan az zaman geçti.

Ne Çelik’in ne de Bahçeli’nin ne de o partilerden birlerinin bu adama “ne diyorsun sen yahu, bunadın mı” dediğini duymadık.

Bu kadarından vaz geçtim küçük bir sitemde dahi bulunmadılar.

“Keş Yunan kazansaydı” diyen Fe Kadir’in tabutunu için camiye koşturdukları da başlangıç ​​taze bir anı.

O sözlere de bir yanıt vermek istememiştim.

Çünkü Cumhuriyet’in kadrolarıyla ideolojik sorunlar var.

Onun için Tunç Soyer’e kızgınlıklarının iç giyim de esasen bu.

Doğrudan 9 Eylül’e çatamadıkları için Soyer üzerinden Osmanlı’yı güzelleştirmesi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhuriyet tarihinin ki Osmanlının üzerinde kuruldu. Osmanlı tarihi tarihi tarihi. sistemle, kötüyleyle iyi.

Ama unutmamak gerekir bir durum var:

Mustafa Kemal’in olmak üzere yakınlarda yaşayan insanların ve işgale karşı kalabalıki örgütleyen Kuvayı Millisini şeyhülislamlardan Mustafa eski Sabri yazdı. Şeyhülislam Dürrizade Abdullah. Sadrazam Damat Ferit attı. Sultan Vahdettin koydu.

Kusura bakmasınlar ama bizim Türkçede buna “gaflet, delalet ve hıyanet” demekte bir yok.


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer

***

Demirören Holding‘içinde Doğan Yayın Grubu’satın almak için Ziraat Bankası‘ndan kredi kullandırmak için arazi teminatlarından biri de Kemer’deki golf sahalarını da içerendi.

Banka, inşa edilecek tesisten için bu araziler üzerinde konut inşaatı planış plandan bir bölümden ayrılmıştı.

Hazal Ocak’ın Halk TV’deki haberine göre Ziraat Bankası bu araziyi Emlak Konut’a devretmiş.

Demek ki Ziraat Bankası kredisi bir başka kamu kullanıma sahipmiş.

Peki o kamuya bakın” “kaynağı ne oynamaya, aynaya bakın.

Arşivlerimizi de içeren kaynakları, bir özel siyasi amaçlı yatırımlarını finanse etmek için kullanılmış oluyor.


Demirören Holding, 2018 yılında Ziraat Bankası’nın verdiği 750 milyon euroluk kredi ile Doğan Medya Grubu’nu satın almıştı

Mehmet Y. Yılmaz kimdir?

Mehmet Yakup Yılmaz, 1956 yılında Malatya’da doğum. İlkokulu Antalya Devrim İlkokulu’nda, orta okul ve liseyi parasız yatılı olarak Denizli Lisesi’nde okuduktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye Bölümü’nden 1977 yılında mezun oldu

Gazeteciliğe SBF öğrenciyken 1975 yılında Ankara’da Mehmet Ali Kışlalı yönetimindeki Yankı Dergisi’nde başladı. Derginin Yazı İşleri Müdürlüğü görevi de bir süre yürüttü.

12 Eylül 1980 Darbesi Türk İş’e Bağlı Yol İş Merkezi ve YSE – İş sendikalarında basın müşaviri olarak görev yaptı, sendika gazete ve dergilerini yayınladı

Askerlik görevi Kara Harp Okulu’nda sonra İstanbul Gelişim Yayınları’ndan döndü. Gelişim Yayınları’nda Erkekçe ve Bilim dergilerinin Genel Yayın Müdürü Yardımcılığı ve ardından Gelişim TV Dergisi Genel Yayın Yönetmenliği görevlerinde bulundu

1985 yılında Hürriyet’e geçti ve Hürriyet Dergi Grubu’nu kurdu. Tempo, Blue Jean, Playmen gibi dergileri yayınlıyor.

Daha sonra Dönemli Yayıncılık Genel Müdürlüğü görevine getirildi. Ercan Arıklı ile birlikte Dönemli Yayıncılık’ın 1 Numara Yayın’a dönüşmesi Genel Müdürlük görevi üstlendi. Aktüel, Cosmopolitan, Penthouse, Oya gibi dergilerin genel yayın müdürü oldu. 30’u derginin bugüne kadar yapımını yaptı.

1995 yılı başında Posta gazetesini yayınladı. Aynı yılın sonunda Fanatik gazetesini, 1996 yılı sonunda da Radikal gazetesini kurdu, genel yayın müdürlüğünü yürüttü.

2000 yılında Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü görevine getirildi. Bu görevi 5,5 yıl sürdükten sonra Doğan Burda Dergi Grububu’nun CEO’luğu görevini üstlendi.

2005 Eylül 2018 bölümü kadar Hürriyet gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Ekim 2018’den itibaren T24’te başladı.

Gazete köşe yazılarından derlenen “Kırmızıyı Seçtim, Aşk Mavinin Altındaydı”, “Benden Selam Söyleyin Bütün Aşklarıma”, “Aşktan Sonra Hayat Var Mı”, “Şaşırma Duygumu Kaybettim, Hükümsüzdür” adlı kitabı yayımlandı. “Aşk Herşeyi Affeder mi” isimli uzun hikâyesi de kitap olarak yayınlandı.

“Türkiye medyasında yayınlanmaya başlayan gazeteci” olan tr Mehmet Y. Yılmaz, güncel çok yazının yanı sıra, gazetecilik dergisinde siyaset hakkında yorumlarıyla da biliniyor.

Leave a Comment